Kategoriler

29 Mart 2017 Çarşamba

4
yorum
Asya Miray..

Günlerdir aklımda kurmaya çalışıyorum cümleleri, ne desem nasıl anlatsam diye düşünüyorum. Yazıp yazıp siliyorum hep.

Ama az önce kardeşinin resimlerine bakarken bunu hiçbir zaman tarif edemeyeceğimi anladım ve "yaz" dedim kendime. "Şu an aklından ne geçiyorsa yaz"

Aslında belki kelimelere bile gerek yoktur. Şu resme bakınca, bir bebeğe bakınca duygulanmayan yoktur zaten.


Asya Miray..
Kız kardeşin..
Senin adına benzettik adını. Çoğu zaman Asil Miran dedik yanlışlıkla. Yeni yeni alışıyoruz.

Öyle büyük mutluluk verdi ki bize tarif edemiyorum işte. Bazen "Allah'ım bunu hakedecek naptım ki ben" diyorum. Muhakkak senin ölümünün ardından, senin acına dayanışımdan olduğunu düşünüyorum sonra.

Kardeşinin gelişi tabiki hayatımıza ışık oldu, umut oldu. Ama bir yandan da seninle ilgili birçok detayı hatırlatır oldu bana. Bir insanın bebek sevme tarzı değişmiyormuş. Her annenin kendine has, değişmeyen bir bebek büyütme şekli var sanırım. O yüzden olsa gerek kardeşinle ilgilenirken, onu severken, onunla konuşurken hep sen aklıma geliyorsun. Tıpkı sana yaptığım gibi bakıyorum ona da, sana söylediğim sevgi sözcükleri dökülüyor dilimden ona da, sana söylediğim ninnileri, şarkıları tekrarlıyorum.

Şaşırıyorum çoğu zaman, gerçek olup olmadığını sorguluyorum. 3 yıl öncesine gidip sanki sen hiç ölmemişsin gibi hissediyorum. Sonra bir anda sana yanıyorum, nasıl da bırakıp gittiğini düşünüyorum. Ardından şükrediyorum Allah'a..
Devamı --> »

8 Mart 2017 Çarşamba

12
yorum
Hediyemiz..

Geldi
Kardeşin geldi dünyaya, aramıza..
Klişe olacak belki ama hoşgeldi..
Hoşluk getirdi dünyamıza.
Çok sevdik onu, cok hem de
Hepimiz de, ben, baban, abin..
Bir teselli, bir hediye bize o Allah'tan
Şükürler olsun..

Çok ağladım doğunca
Ebe ve hemşirelere defalarca  defalarca sordum "İyi mi, sağlıklı mı?" diye.
Sonrasında o doğum salonunda bir saatten uzun bir süre yalnız kaldık kardeşinle, uzuun uzun baktım ona.
Sana benziyor mu diye, senden bir iz taşıyor mu diye baktım.
Sonra farkettim ki yeşil bir hastane örtüsüne sarmışlar.
Hani sen öldüğünde yüzüne örttükleri örtüden..
O kadar zor geldi, o kadar ağladım ki.
Aynı örtü, minik oğlumun öldüğünü anlatmaya çalışmıştı bana şimdi de yeni doğan kızımı müjdeledi.
Zor, acı, tuhaf..
İbret alınası..
Allah'a isyan etmemek gerektiğini hatırlatan..

Büyüyor kardeşin de hızla.. Tıpkı senin büyüyüşün gibi. Ona baktıkça hem huzur hem de içimde yuvalanan korkuyu hissediyorum. "Ya ona da birşey olacaksa, ya onu da kaybedeceksem.."
Çaresizliğimi hissediyorum yine, elimden hiçbir şeyin gelmeyeceğini.. Yine dualara sarılıyorum böyle anlarda, Allah'a emanet ediyorum kardeşini..
Devamı --> »

16 Ocak 2017 Pazartesi

Cennette kreş var mıdır?

Oğlum, melek oğlum,
Doğum günün birkaç gün önce geçtiği için içim daha bir buruktu son zamanlarda. Yaşasaydın hayatımızın nasıl olacağını hayal ediyordum istemsiz. 4 yaşında olacaktın. Nedense daha çok kreşe gidişin geliyordu aklıma.

Doğum gününün ertesi gecesi rüyamda 3-4 tane çocuk gördüm. Elele tutuşmuşlar mutlu mutlu yürüyorlardı. Üzerlerinde bizim çocukluğumuzda giydiğimiz siyah önlüklerden var, sırt çantaları görünüyor. Kabe'nin önündeler.

"Ne yapıyorsunuz siz" diyorum ben. "Burası bizim kreşimiz, kreşe geldik" diyorlar.

Uyanıp da rüyamı hatırlayınca kendimden utandım. Allah'ım seni ve senin gibi minik cennet çocuklarını tabi ki benden daha çok seviyor ve tabi ki sizlere bizim hayal bile edemeyeceğimiz nimetler sunuyor. Bana mı düşmüş senin için endişelenmek, yaşasaydı ne güzel olurdu demek.

Affet Allah'ım, kendi özlemimden, acımdandı keşkelerim. Yoksa senin hikmetinden sual etmek ne haddime.

Biliyorum ki en güzel yerdesin oğlum. İnşallah layık olabilmeyi başarırsam kavuşacağız o güzel yerde..

Devamı --> »

12 Ocak 2017 Perşembe

İyi ki doğdun oğlum..



Asil Miran, can oğlum..
İyi ki doğdun, iyi ki bizim oğlumuz oldun.
Sensiz kutladık yine doğum gününü bugün, sensiz kestik pastanı. Abin, baban, ben... Birlikte üfledik mumlara. Kısa süreli de olsa seni bize verdiği için teşekkür ettik Allah'a.

Devamı --> »

7 Ocak 2017 Cumartesi

2
yorum
Bebeğim doğunca..

Çook zorlanıyorum bu aralar annecim, kardeşin doğacak ve ben onu kucağıma alınca ne yapacağımı, evlat hasretinin bebek hasretinin açtığı yarayı içimde nasıl dizginleyecegimi bilmiyorum.

Sosyal medyada hep yenidoğan resimlerine, doğum hikayelerine bakıyorum istemsiz ve gördüğüm her bebek resminde ağlamamak için tutuyorum kendimi, bastırıyorum duygularımı. Sonra bi korku alıyor beni, "kendi bebeğimde napicam" diye. İnleye inleye ağlamak gelecek içimden, kardeşine sarılıp hıçkıra hıçkıra aglamak gelecek. Ama bilirsin beni, yakınlarımı üzmek istemem ve tutarım kendimi. Beni o halde görmesinler, öyle çaresiz kalmasınlar diye tutarım. Bu da benim yaralarımı daha mı kanatır, içimi dökemeyince daha mı kötü olurum bilmiyorum.

Tekrardan minicik bebeğimin minicik bedenine sarılacak olmak, o evlat kokusunu bebek kokusunu içime doya doya çekecek olmak çok heyecanlandırıyor beni.

Senden kalan yara çok derin, çok acıtıyor oğlum. O yarama az da olsa merhem olacak kardeşin, inşallah.

Çünkü zaman geçtikçe özlem dayanılmaz oluyor..
Devamı --> »

19 Aralık 2016 Pazartesi

2
yorum
Kardeşin, doğum hazırlıkları, kokun ve ben..

Hazırlıklar yapılmalı artık,
Ben ve eş, dost, akrabalarım bir hareket halindeyiz.

Teyzen, önceleri "kız için pembe pembe al ne gerek var oğlanların mavilerini giydirme" diyordu, ben "farketmez hepsi mavi değil bir çok renk var, almayacağım bu bebeğe fazla birşey" dedikçe açık açık söyledi. "Üzülür kötü olursun, giydirme Asil Miran'ınkileri. Hem evde de tutmamalıymışsın, iyi olmazmış" falan dedi.

Anneannen, teyzenin aldığı hediyelerden, kendi aldıklarından bahsetti. "Hiçbir şeyle uğraşma sen, evdekileri hiç çıkarma, giydirme. Bunlar yeter" dedi.

Babaannen, "ne alayım bebek için" diye sordu.

Arkadaşım, "birlikte çıkalım bebek alışverişine, bir liste yapalım ne gerekiyorsa yeni alalım" dedi.

Genel olarak çevremdeki herkes senden kalan kıyafetleri, eşyaları kullanmamamı istiyor.
Giydirme Asil Miran'ın kıyafetlerini diyorlar,
Onu hatırlayıp üzülürsün diyorlar,
Biliyorlar ne kadar zor olacağını.
Ben de biliyorum ve her bir hücreme kadar hissediyorum bu zorluğu.
Ama..
Ama, elden bir şey gelmiyor. Acımdan kaçamam, kaderimden kaçamam.
Senin kıyafetini giyiyor olması değil onun kokusunu duymak, kucağıma alıp onu bağrıma basmak bile seni hatırlatacak.
Kaçamam bundan, kaçmamalıyım da bence.

Dün niyetlendim, senin eşyalarını çıkarıp, içlerinden kardeşine giydireceklerimi seçecek, yıkayıp ütüleyecektim. Gündüzden yatak odasındaki bazayı kaldırttım babana, ben zorlanıyorum açarken artık. Tüm gün öylece açık kaldı baza. Bir türlü cesaret edip senin eşyalarının olduğu hurcu açamadım. Bahaneler buldum, iş çıkardım kendime, yorgunum deyip oturdum. Ta ki gece saat 1'e kadar. Ya yapamayıp kapattıracaktım geri ya da şimdi yapacaktım.

Oturdum yere, tek tek çıkardım herşeyini.
Doğumdan hemen sonra giydiğin takım, minik minik çoraplar, şapkalar, eldivenler..
Hepsi hala mis gibi sen kokuyorlar.
Koklaya koklaya ağladım,
Ağlaya ağlaya ayırdım.
Boy boy, renk renk kıyafetler..
Büyük olanları tekrar katlayıp kaldırdım, yenidoğan ve ilk 3 ay için olabilecekleri çıkardım.
Onlardan da kimine kıyamayıp saklayacaklarımın içine koydum, kimini giydireceklerime ekledim.
Bezlerin bile duruyor biliyormusun annecim, en az 10-15 tane bezin kalmış, saklıyorum hala.
Dedim ya vermedim, atamadım hiçbir şeyini,
Buzlukta çorban bile duruyor..

Baban geldi sonradan yanıma, gözyaşlarımı sildi ve anlattı,
Anlattı, anlattı..
Takdir-i ilahiyi hatırlattı,
seni hiçbir zaman unutmayacağımızı hatırlattı,
Cennet'te kavuşacağımızı hatırlattı,
kızımızı da çok seveceğimizi hatırlattı..

Arada o da kokladı kıyafetlerini,
çekti, çekti içine derin derin..
Beni teselli etmeye devam ederken kendi içten içe yandı, gördüm.
Doğar doğmaz giydiğin, minicik Fenerbahçe çoraplarını bırakmadı ama
"Bunlar bende kalsın mı" dedi, cebinde taşıyacakmış.
"Cebinde olmaz, kirlenir, kaybolur" dedimse de kıyamadım verdim.
Sonrasında ben "Yaa vermese miydim, birini geri ver bari" dedikçe de güldük.

Kardeşin gelecek inşallah oğluşum,
Allah'ın izniyle sağlıklı olsun, hayırlı olsun, mutlu olsun, Allah'ın razı olacağı bir kul olsun.
Tek dileğim bu.
Gelirken senin kokunu da bana getirsin..


Devamı --> »

9 Aralık 2016 Cuma

Anne olma korkusu..



















Oğlum, Asil oğlum, can kuzum..
Doğduğun gün bu resimdeki, 
Kucağımda sana ilk sarılışım, ilk elini tutuşum, ilk bakışmamız..
Ne büyük mutluluk, ne büyük lütuf..
O an sevmiştim seni delicesine,
Sanki tüm ömrüm boyunca varmışsın gibi benimsemiştim seni,
Vuslattı o, kavuşmaydı
İlk tanışma değil kavuşmaydı kesinlikle
Saf, katıksız huzurdu..

Şimdi yine yeniden
Kardeşin.. 
Doğacak yakında, az kaldı.
Karnımda kıpır kıpır varlığını hissettiriyor sürekli,
Geleceğim ben diyor, bekle beni diyor, hazırlan artık diyor..

Bense....
Korkuyorum oğlum, çok korkuyorum,
Çok sevmekten, 
Çok sevip de doyamamaktan korkuyorum.

Plan yapamıyorum, ya olmazsa diye
Hazırlık yapamıyorum, ya kullanamazsam diye
Hayal kuramıyorum, ya gerçekleşmezse diye
Yüreğimde yer açamıyorum, ya acıyla dolarsa diye

Dualar ediyorum Allah'a sadece acısını gösterme diye..


Devamı --> »