Kategoriler

12 Ocak 2018 Cuma

3
yorum
Asil Miran 5 yaşında..

Diyebilseydim keşke bugün..
Aklım, hayal gücüm ve sabrım yetmiyor artık seni büyürken düşünmeye, büyümüş halinin hayalini kurmaya.
Akranlarına bakıp tahmin etmeye çalışıyorum artık seni.
Seninle aynı gün doğmuş işyerinde bi arkadaşın oğlu, o geldi geçenlerde.
Sıkı sıkı sarıldım,
Boyunun nereme geldiğine baktım, ellerine baktım ne kadar büyümüş diye, konuşmasını dinledim neler anlatıyor diye.
Asil Miran da böyle olacaktı demek ki diye geçirdim.
5 yaşında.
5.doğum günün olacaktı bugün, eğer yaşasaydın tabi.
Dün akşam düşündüm de acaba kaç 12 Ocak'ta daha "Yaşasaydı X yaşında olacaktı" diyeceğim. Bu yıl son belki, belki bi 50 yıl daha sayacağım olmayan yaşını. Allah bilir..
Şu geçen 4 yıla bile nasıl dayanabildiğime şaşıyorum.
Yüreğim hala "bebeği ölen anne de acısından ölür herhalde" diyor.
Oysa ki bizzat ben dayandım bu acıya.
Bugün mesela..
Ölen oğlumun doğum günü.
Çok acı veren bi tamlama oldu bu:Ölen oğlumun doğum günü.

"Doğmak" ve "ölmek" kelimelerinin birbirine bu kadar yakın oluşu..
Ölenin nur gibi bir bebek oluşu..
Geride kalanların çaresiz oluşu..
Annenin diğer çocukları için bu acıya akıl sağlığını koruyarak dayanmak zorunda oluşu..
Hayatın aynı şekilde devam ediyor oluşu..
Anne yüreğinde saklı kalsa da ölenin zamanla unutuluyor oluşu..
Hiç doğmamışsın, hiç var olmamışsın gibi
Seni sarıp sarmalayıp emzirmemiş, öpüp koklayıp büyütmemişim gibi
Sırf erken öldün diye
Çocuklarımın içinde adının geçmemesi
Derin acı..
Oysa ki "yaşasaydı 5 yaşında olacak olan" bir oğulun daha annesiyim ben.
Ama düzen böyleymiş işte, bu "yalan" dünyanın düzeni böyleymiş, öğrendim.
Ne anneler yaşadı benden önce bu acıyı kimbilir.
Kimbilir kaç çocuk için "Yaşasaydı"lı cümleler kuruldu.
Ve yine kimbilir ne boncuk gözlü çocuklar unutuldu.
O yüzden kızmıyorum bu olaya
Sadece şaşırıyorum.
Hala aklım, dimağım mantıklı bi çıkarım yapamıyor bu durum karşısında.

Neyse inmeyelim böyle derinlere
Bugün senin doğum günün çünkü.
Asil oğlum, can oğlum.
İyi ki doğdun
İyi ki benim oğlum oldun.
Şükürler olsun seni bana verene..


3 yorum :

  1. Her yazınızı yüreğim sızlayarak,en derinlerde hissederek okuyorum...Hiç tanımıyorum ama ama hiç unutmuyorum Asil Miran'ı...Ara ara böyle girip bakıyorum bloğunuza,bazen eski yazılara takılıyor gözüm,bazılarını okumaya bile dayanamıyorum,işte o an Allah o anaya kat be kat sabırlar versin diyorum...Bi de umarım sizi üzmez ama ne zaman yeşil mercimekli bulgur pilavı yapsam Asil oğlunuza bir kez daha dua edip,ruhuna yolluyorum...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaa o yeşil mercimekli bulgur pilavı nasıl yakıyor hala yüreğimi. Siz de hatırlıyorum deyince suratımda gülümsemeyle ağlamaya başladım Nalan Hanım. Sağolun, Allah razı olsun güzel yüreğinizden..

      Sil
  2. Allah sizleri cennetinde kavuştursun inşallah Sevcan hanım...Sevgilerimle,Nalan...

    YanıtlayınSil