Kategoriler

24 Mart 2016 Perşembe

2
yorum
Teknolojinin Zararları..

Teknoloji bazen cok ağır mı oluyor acaba. Yani bu kadarı fazla mı? Bir sınırı olsa mıydı?

Son günlerinden birkaç video izledim şimdi. O kadar zor ki dayanabilmek. Ölümünün üzerinden geçen yaklaşık iki seneye, benim engin soğukkanlılığıma rağmen ağlamadan, yanmadan izleyemedim yine.

Acaba hiç videon, resmin olmasaydı daha mı kolay olurdu? Çünkü seni öyle aynı, kanlı canlı gülerken, oynarken, ağlarken görüyorum ama dokunamıyorum, alıp bağrıma basamıyorum ya.. O zaman hasret çok vuruyor annecim, seni özleyişim dayanılmaz oluyor. Ağlasam da geçmiyor, dişlerimi sıkıp nefesimi tutsam da geçmiyor. İstiyor seni bedenim, anneliğin verdiği bütün his, sevgi, şefkat ne varsa hangi hormonlar sağlıyorsa bunları, boğazıma yapışıyor ve "Ver diyorlar bana ver oğlumu.." Aklımla, beynimle senin öldüğünü, artık gelmeyeceğini biliyorum ama bedenimin diğer parçalarına bunu anlatabilmek zor oluyor işte. Gözlerim mesela.. Fotoğrafta veya videoda seni aynı şekilde görünce şu meşhur şartlanma deneyindeki gibi oluyor. Beyin gözden aldığı sinyali seninle eşleştirip arkasından senin kokunu almamı, sana dokunup sarılmamı bekliyor. Kulaklarımdan senin sesinin sinyalleri gidiyor beynime. Ve beynim daha da artırıyor devamındaki beklentisini. Hormanlar salgılanıyor vücudumda, beyin baskı yapıyor duyu organlarıma, yüreğim çarpıyor da çarpıyor. "Bak oğlunu görüyorsun.Sarıl işte bas bağrına.." diyor kollarıma. "Çek kokusunu içine" diyor burnuma.  Senin videodaki hayaline aldanan beynim, olmayışının gerçekliğiyle yüzleşen vücuduma olmayacak komutlar verip acı çektiriyor.

Aklımın, mantığımın, beynimin bütün sükuneti bitiyor o zaman. Bildiğim bütün teselli, sabır cümleleri uçup gidiyor. Ölüm bi anda şaşırtan, akıl erdiremediğim bir hal alıyor yine.

Nasıl olur, nasıl olur da benim bebeğim ölür?
Nerde şimdi, ne oldu oğluma?
Ya da ben nerdeyim? Ne yapıyorum böyle?

2 yorum :

  1. Sizi tanımıyorum nereden ne vesile ile bloğunuza rastladım onu dahi bilmiyorum, ama saatlerdir yazdıklarınızı okuyorum, her satırı dikkatle aglayarak yutkunarak okuyorum, çok dua ediyorum şu an size çook Rabbim ferahlıklar serpsin yüreğinize, sabırlar versin inşallah. Size sarılmayı öyle çok istedim ki, ve saatlerce konuşmak... siz anlatsanız ben dinlesem ve rahatlasanız, rahatlasanız, rahatlasanız.. rahatlasanız.....

    Lütfen mail adresinizi paylaşın benimle.
    Allah' a emanet olunuz. O güzel yüreğinizden öpüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sizin gibi, beni hiç tanımadıkları halde yazılarımı okuyarak derdime derman olmaya çalışan, omuzlarımdaki yükün bir kısmını sırtlanan arkadaşları görünce inanın o kadar duygulanıyorum ki.. İnsan oluşumuz, yüreğimiz ve vicdanımızın amacı o zaman daha bir anlam kazanıyor. Hiç tanışmasak da birbirimize yüreğimizi açıyor ve acıyı paylaşıyoruz ya..

      Sağolun dualarınız için, Allah da sizden razı olsun. Derdimle dertlendiniz, helal edin hakkınızı.

      Sil