Hepimizin çocukken günlük tutma deneyimi olmuştur,
Devamı --> »
Bir heyecan ve özveriyle, özene bezene günlük tutmuş,
Sayfaları süslemiş, renkli renkli kalemlerle oyunlarımızı anlamışızdır çocukluk günlüklerimizde.
Abin de günlük tutuyor, çok sık yazmasa da.
Az önce uzuuun aradan sonra yeniden günlüğüne yazdı birşeyler.
Hiç doğru değil belki onun yazdıklarını okumam ama dayanamadım.
Çünkü bir anda salona gelip "Anne, dedem ne zaman ölmüştü?" dedi.
"N'oldu annecim, ne yapacaksın?" deyince ben, "Günlüğüme yazıcam" dedi.
Söyledim ve bekledim.
Bir şekilde okudum ve kahroldum yine.
Bir çocuğun günlüğü böyle olmamalı,
10 yaşında bir çocuğun günlüğünde, böyle kesin ve acı ifadelerle ölüm yazmamalı.
Yaklaşık 3 sayfa yazmış ve son sayfası böyle bitiyor.
"En son yazışımdan sonra hayatımda çok şey değişti" demiş ve bunları anlatmış tek tek.
Okulundan falan örnekler vermiş.
Senden bahsetmiş, adını soyadını falan yazmış.
Sonra sayfayı çevirmiş ve "Ama"yla başlayan şu acı cümlelerle bitirmiş notunu.
Ne yapabilirdi ki en doğrusunu yapmış zaten,
Bu acının üstüne başka cümle kurmaya gerek de yok zaten.
Kardeşim öldü.
Dedem öldü.
Öldüler.
Ölümü öğrendim.
Mert Efe..
