Kategoriler

8 Eylül 2014 Pazartesi

Evim evim güzel evim..

     Evim evim güzel evim..

     Abinle dışardan eve girdiğimizde böyle deriz çoğunlukla. Kendi evimizdeki rahatlığı daha kapıdan girer girmez hissederiz. Bir çok kişi için de öyledir muhakkak. 

     Benim de evim evim güzel evim'in her bir yanı seninle doluymuş annecim. Çok yaşamadın bu dünyada, çok kalmadın aramızda ama ne kadar çok iz bırakmışsın hayatımızda. İz bırakmak denmemeli bence buna, parçamız olmuşsun bizim o kısacık ömründe. Evimiz diyordum ya her bir yanında seni görüyorum. Daha yürüyememiştin bile tam olarak, kendi kendine dolaşamamıştın bile bütün evi ama her köşesinde yaşamışsın annecim. Az önce ütü masasına bakarken sen geldin gözümün önüne. Önüne bir kaç oyuncak koyar yere oturturdum seni. Oyalanırdın biraz onlarla ama ütünün her buhar püskürtüşünde bana bakardın şaşkınlıkla. Şaşkınlık, merak, biraz korku.. Korkmaman için önceden uyarırdım seni bazen "Bak annecim pısss yapıcam şimdi" diye. Emekleyerek gelirdin yanıma ütünün sarkan kablosuyla oynamak için, bilerek kızardım o zaman sana. Kızan, uyaran bir sesle "Hayır Asil Miran, cıss o annecim, hayır bırak onu" derdim. Demeseymişim keşke oğlum, keşke sana hiç hayır demeseymişim. Kapatsaymışım o ütüyü, sen doyana kadar kablosuyla oynamana izin verseymişim. Yapmasaymışım ütü falan, hep oyunlar oynayıp sarılsaymışım sana. Ama bilmiyordum ki öleceğini annecim. Hiç düşünemedim ki böyle bir şeyi.. Ben büyüyüp tek başına evde dolaşacağın zamanlar geldiğinde tehlikeli şeylerden uzak durmanı sağlamaya çalışıyordum. Büyüyecek, evin her bir köşesinde dolaşacaktın, yaramazlıklar yapacaktın aklım sıra. Arkadaşlarıma "Çok yaramaz oldu yaa, başedemiyorum valla, her yeri karıştırıyo, bütün çekmeceleri döküyo" diyecektim. Ama olmadı annecim büyüyemedin, büyüyüp yaramazlık yapamadın.

     Banyo küvetine her bakışımda seni içinde ıslak, yapışmış saçlarınla, ıslak kirpiklerini kırpa kırpa bana bakışını görüyorum. Çok masum olurdun banyo yaparken, hiç sesin çıkmaz öylece otururdun küvetinde. Daha doğrusu küvetine taktığım bebek filesinde. O fileyi sen biraz daha büyüyünce çıkaracak kullanmayacaktım. Ama benim planladığım gibi olmadı o da. Ben planlar yaparken Allah bambaşka bir plan yapmıştı bizim için.

    Yatak odasında bizim yatağın üstünde sen, ben ve abinle son oyunumuz geliyor hep aklıma. Sen ölmeden bir gün önceydi, cumartesi günü. Abin bir kaç gündür sabah sen uyanınca onu oraya çağırmamı ve hep birlikte eskisi gibi oynamamızı istiyordu. O sabah geldi aklıma ve sen uyanınca çağırdım abini. İyi ki çağırmışım da oynamışız, son oynayışımızmış çünkü o sabahki. Odanın perdelerini açarken hep "Güüüneş ışığııııı.." derdim sana. Öğrenmiştin, güneş ışığı yapalım mı deyince hemen kapalı perdelere bakardın. O sabah da hep birlikte "Güüneş ışıığıııı.." diyerek açtık perdemizi. Yatağa oturduk sonra sen abini izleyip onun her hareketine gülüyordun, "sen de yap" deyince de yapıyordun aynı hareketi kendince. Abin oturduğu yerde ayaklarını öne doğru uzatmış sırayla yatağa vuruyordu. Sen yapıyordun aynısını gülerek ve sonra ben yapıyordum. O kadar eğleniyordun o kadar gülüyordun ki. Hastaymışsın halbuki, beynin o tümörle kaplıymış halbuki. Ama mutluydun oğlum ya, çok gülüyordun. Çok acı verir kanser derler, dayanılmaz ağrılar verirmiş. Sana da öyle oluyor muydu bilmiyorum ama o son sabah oyunumuzda çok eğlenmiştin yine. Çok şükür..

     Abini her yatırışımda içime bir sızı saplanıyor artık. Seni de götürürdüm yanımda, seni de öptürürdüm abine. Ve hep şu cümleyi söylerdi abin sana "Hadi bak abi eee eee yapıyo sen de eee eee yap".. Yere bırakırdım seni, yatağının kenarından tutarak ayağa kalkar, abinin baş ucuna gelir yüzüne bakmaya çalışırdın. O öyle üstünü örtüp yatınca saklandığını, oyun oynadığını düşünürdün. Açmaya çalışırdın yorganını..Çok hoşuna giderdi abinin bu, kalkar seni de yanına yatırmaya çalışırdı. Kızardım ben de size, "Hadi amaaaa, oyun zamanı değil şimdiii" diye. Keşke hiç uyutmasaymışım abini, keşke hiç uyumasaymışız sen yaşarken de biraz daha doysaymışız sana.. Şimdi elim kolum, kucağım bomboş gidiyorum abini yatırmaya ve sadece beni öpüyor abin.. O benim içime saplanan sızıyı farkediyor mu bilmiyorum ama sızlıyor bütün hücrelerim oğlum..

Hiç yorum yok :

Yorum Gönderme