Kategoriler

6 Eylül 2014 Cumartesi

Vitrinlere bakmak..

     Annecim, güzel oğlum benim..

     Abini müzeye götürdüm dün yine. Gezmeye ihtiyacı var onun, daha bir çocuk ve yaşamaya ihtiyacı var. O yüzden senden sonra gezmeye götürüyorum yine abini eskisi gibi. Eskisi gibi ama sensiz, eskisi gibi ama göz çukuru hep yaş dolu, içi hep acıyan bir insan olarak, eskisi gibi ama çocuğu ölmüş bir anne olarak..

     Müzede 1,5 saat kalacaktı abin, uzun bir turdu yani. Armada'nın alt katında bir Çocuk Müzesi gittiğimiz yer. O yüzden ben de o süre içinde vitrinlere bakıp dolaşacaktım AVM'de. Öyle de yaptım. 
  
      Mağazaları gezdim bir süre. H&M var, ordayken çocuk katına çıkıverdim ve senin için kıyafetler bakarken buldum kendimi. O kadar güzel şeyler vardı ki tek tek baktım, senin için bir gömlek bir de pantolon seçtim, 18-24 ay. Öldüğünde 16 aylıktın, 1 hafta vardı 16 ayını doldurmana. Ama şimdi, ölmeseydin büyürdün ve 18-24 ay alırdık değil mi? Onlara baktım o yüzden ve bir gömlek ve pantolon beğendim. Ama alamadım annecim, param vardı, sevdiğim şeyleri bulmuştum, bedeni de oluyordu ama alamadım. Çünkü onları giyecek 18-24 aylık bir oğlum yoktu. Normalde o yaşlarda oğlu olmayan biri için o bölüm bir şey ifade etmez, hemen geçip giderler ordan. Ama bana hitap eden bir bölümdü, mağazanın o bölümünün hedef kitlesinde ben de vardım. Ama bir fark vardı. Mağazanın o bölümünden alışveriş yapacak kişilerin çocuklarının yaşıyor olması gerekiyordu. Hiçbir yerde öyle bir uyarı, tabela ya da kıyafetlerin etiketlerinde öyle bir not görmedim. "Bu ürünü alacağınız bebek yaşıyor olmalı!" yazmalılar bence. Çünkü çok ağlattı beni o gömlekle pantolon. Müşteri memnuniyetine aykırı..

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder