Kategoriler

15 Eylül 2014 Pazartesi

Televizyondaki parmak izleri..

     Misafirlerimiz vardı dün annecim, babanla benim arkadaşlarım ve iki yaşındaki oğulları.Hani sen 9,5 aylıkken, en son bize geldiklerinde onların oğluyla oynamıştın. O gün sizi çektiğimiz videoyu izledim yine, Ankara'nın Bağları'nı açmışız sizi oynatmaya çalışıyoruz. Sen o kadar ilgileniyorsun ki o bebekle resmen üstüne atlıyorsun sevmek için. Gülüyoruz hepimiz, şaşırıyoruz. Ama çok mutluyuz oğlum, görüyorum ve çook kıskanıyorum o halimi.

     İşte o arkadaşlarımız dün yine geldiler. Ama gelmeden önce sormuşlar babana bebeklerini getirip getirmemeyi. Benim tepkimi bilememişler. Hiç tepki vermedim oğlum, sevdim onların oğullarını yine. İlk geldiklerinde mutfakta gizlice ağladım ama bununla da yüzleşmem gerektiği için dayandım annecim. Hatta hoşuma bile gitti, çünkü sen onu çok sevmiştin, arkadaşındı o bebek senin. O da seni sevdi bu sefer, duvardaki resimlerine uzun uzun baktı, "bebek" dedi ve annesine gösterdi seni. O da bildi senin bebek olduğunu ama ölü bir bebek olduğunu bilemedi..

     Televizyonda parmak izi kalmış bebeğin, minik minik el izleri var televizyonumuzda. Senin elinin izi kalmadı hiçbir eşyamızda annecim. Minik parmak izlerini hiç silmedim televizyondan ben..

Hiç yorum yok :

Yorum Gönderme