Kategoriler

12 Eylül 2014 Cuma

Yaşayan çocuklar..

     "Algıda seçicilik" diye bir kavram var, biliyorum. O kavramı düşünürsek tam da bu benim yaşadığım. Ben mi seçiyorum, algılarım hep onları mı görüyor bilmiyorum ama o kadar çok bebek var ki dışarda.. Ve bir o kadar anne.. Ne yana baksam en geç 1 dakika içinde bebek arabasını süren veya kucağında çocuğunu taşıyan birini görüyorum. Bakmaya utanıyorum o bebeklere. Ne kadar içimin eridiğini, imrendiğimi, kıskandığımı annesi görür de kızar diye. Bakamıyorum başka bebeklere annecim, utanıyorum acımdan. Göz ucuyla, çaktırmadan bir kez bakıp kafamı çeviriyorum.

     Durup yolun ortasında, önlerine geçip ne kadar şanslı olduklarını söylemek istiyorum. Bilsinler nasıl büyük bir lütuf Allah'ın onlara verdiği. Evet, çocuğunuz yaşıyorsa çook şanslısınız arkadaşım, bilin lütfen, sevinin, övünün, şükredin.

    Normalde bakamıyorum başka bebeklere  ama bugün bir bebeğe çok baktım. Sana benziyordu bunun gözleri ve kaşları, düzdü saçları seninkiler gibi, alnına dökülmüş birazı. Kız bebekti muhtemelen ama gözleri sana benziyordu. Çok yandım oğlum onu görünce, ciğerim söküldü yerinden o an. Aynı gözleri canlı canlı bir daha görebilmek, dayanılmaz bir acı saplandı içime. Abin vardı yanımda belli etmemeliydim ona. Çok yakında babanın kuzeninin çalıştığı bir mağaza var, orası aklıma geldi. Efe'yi Sema'nın yanına bırakıp tuvalette bi ağlayabilsem dedim. Sanki gözlerimden yaşlarla birlikte acı da akıp gidecek. Ama onu da yapamadım, Sema'ya ne diyecektim, hadi abini kandırdım Sema'yı nasıl kandıracaktım. Yapamadım. Ciğerim parça parça olurken yürüdüm, tuttum abinin elini ve yürüyüp geçtim o bebeğin yanından.

     En zor şeylerden biri de bu, ağlayamamak.. Bağıra bağıra ağlarken içinden, ses çıkarmamak. Kıvranıyorsun acıdan, yumruklarını sıkıyorsun tüm gücünle ya da ağzını kapatıyorsun ellerinle, çenene bastırıyorsun titremesin diye. Tutuyorsun kendini çünkü her yerde ağlanmıyor oğlum, her yerde ağlamamalısın.. Eşin içerde otururken sen banyoda ağlamamalısın.. Oğlun televizyon izlerken mutfakta ağlamamalısın. Üzersin onları da o çaresizliği onlara da yaşatırsın sadece o olur. Komşuların sesin bizim eve kadar geliyor, dayanamıyorum sen ağlarken dedikten sonra evde yalnız bile olsan sesli ağlamamalısın.. Otobüste mesela, etrafında en az 50-60 kişi varken ağlamamalısın..  Eve birisi geldiğinde, telefonla konuşurken ya da büyük oğlunu gezmeye götürdüğünde ağlamamalısın..

     Dün senin mezarına gitmek için durakta otobüs beklerken bir bebek arabası yaklaştı hemen yanımda durdu. Minik bir kız çocuğu, tam da senin kadar. Yani yaşasaydın şimdi senin olacağın kadar. Bakamadım tabi yine bebeğe, duramadım orda uzaklaştım, bir köşeden izledim. Közlenmiş bir mısır koçanının yarısını vermiş annesi eline, döndüre döndüre yemeye çalışıyor. Senin hiç mısır yemediğin aklıma geldi o an. Dünyada öyle bir nimet var, çocuklar da çok sever mısırı. Sen de geldin bu dünyaya ama hiç yiyemedin ondan. Fırsat olmadı, vaktin yetmedi. O kadar çok şey var ki senin tatmadığın.. Hiç çikolata yiyemedin mesela, dondurma, şeker, sakız.. Bazı meyveler allerjendir diye ek besine başlayan bebeklere hemen verilmez. Çilek mesela bunlardan biridir. Ben bu yazı bekliyordum sana çilek vermek için. Geçen yaz daha çok küçük olduğun için, ek besine daha yeni başladığın için vermemiştim çileği seneye yer diye. Ama "seneye" olmadı annecim, senin çilek yiyebileceğin o sene gelmedi. Bu dünyada Allah'ın insanlara verdiği bir çok nimeti tadamadın. Haksızlık mı bu, haşa.. Vardır Allah'ın bir hikmeti bunda da. O'nun hikmetinden, adaletinden sual olunmaz. Sana da verir Allah'ım hakkını. İnşallah.. Ama artık "seneye" diye planlar yapamıyorum ben. Abine kıyafetini bir beden büyük alamıyorum örneğin seneye de giyer diye. Çünkü senin daha giyemediğin o kadar çok kıyafetin kaldı ki.."Tatile gidelim anne" dediğinde "seneye gideriz" diyemiyorum. Çünkü seninle gidemediğimiz o kadar çok yer var ki.. Seneye ne olacağını sadece Allah bilir. "İnşallah" demek lazımmış, "Allah izin verirse.." 

     Allah bize izin vermedi oğlum, razı olmalıyız hakkımıza düşene..

Hiç yorum yok :

Yorum Gönderme